Facebook, Google’ı geçti

ABD’li internet kullanıcıları Facebook’ta artık Google ürünlerinden daha fazla zaman geçirmeye başladı. KullanıcılarGoogle’ın ücretsiz Youtube, e-posta, arama ya da haber hizmetleri yerine doğrudan Facebook’a gidiyor.

Bilişim araştırmalarıyla bilinen comScore’un yayımladığı son verilere göre Facebookböylece ilk kez Google‘ı geçmiş oldu.Facebook, Haziran ayında da Yahoo‘yu sollamıştı.

comScore’un verilerinin yalnızca ABD‘yi kapsadığına dikkat çeken uzmanlar, buna rağmen Facebook‘un büyüme yönündeki trendinin diğer ülkeler için de kıstas alınabileceğine işaret ediyor. Almanya‘da geçen yılın Ağustos ayında 3 milyon 850 bin 600 kişi Facebook kullanırken, bu sayı bir yıl içinde 10 milyon 276 bin 120’ye ulaştı.

Yahoo üçüncülüğe düştü

comScore araştırmasına göre ABD‘li internet kullanıcısı bu yılın ağustos ayında Facebook sayfalarında toplam 41,1 milyon dakika geçirdi. Bu, kullanıcının internetteki her 10 dakikasından birini Facebook‘ta geçirdiğini ortaya koyuyor.

Google grubuna bağlı tüm hizmetlerde geçirilen süre 39,8 milyon dakikada kalırken, Yahoo 37,7 milyon dakikayla üçüncü sırada yer aldı.

Reklamlar

Uçaklar İETT otobüsü gibi tıka basa dolacak!

Yeni geliştirilen “eyer” koltuklar sayesinde uçaklar ağzına kadar yolcuyla doldurulacak

Uçaklarda ayakta yolculuk için tasarlanan yeni koltuklarla ekonomik uçuşlara daha fazla yolcu doldurulması amaçlanıyor.

Bu hafta düzenlenecek bir konferansta tanıtılacak yeni “eyer” koltuklar ekonomi sınıfındaki koltuk sayısını arttırıyor.

Adı “Gökyüzü Kovboyu” olan tasarımda bacakların uzatılacağı alan 46 cm ile sınırlı kalıyor. Oysa ortalama bir uçak koltuğunda bacakları uzatmak için ayrılan 60 santimetreden daha fazla.

Yolcular at eyeri şeklinde olan yeni koltuklara belli bir açıda oturabiliyor ve bu oturma şeklinde ağırlık bacaklara biniyor.

Bu koltuklar aynı zamanda el bagajlarının konulması için alan açarken, ceket ve el çantalarının asılması için askılar da bulundurabiliyor.

Tasarımcıları yeni koltuk sayesinde ekonomi havayollarının uçaklara daha fazla yolcu alabileceklerini söylüyorlar.

İtalyan tasarım şirketi Aviointeriors Grubu bu yeni koltuk modelini bu hafta California’da düzenlenecek Aircraft Interiros Expo Americas konferansında tanıtacak.

Google servislerine erişim sorunu çözüldü

Google Türkçe Resmi AdWords bloğundan yapılan açıklamada Türkiye’de google servislerine erişim ile ilgili yaşanan sıkıntının tamamen giderildiği bildirildi.

Uzun süredir Türkiye’de erişim ile ilgili sorunlar yaşayan Google ile AK Parti hükümetinin arasında bir gerilim yaşanıyordu. Google servislerine ulaşımın kısıtlanması nedeniyle birçok web sitesi de problemlerle karşılaşıyordu.

Bu konuşla ilgili olarak Google‘un Türkçe Resmi Adwords bloğundan bir açıklama yapıldı ve son zamanlarda yaşanan erişim sorunlarını giderildiği açıklandı.

Google Güney ve Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölgeleri İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü William Echickson tarafından yayımlanan açıklamada şöyle denildi:

“Bildiğiniz gibi Türkiye’deki internet kullanıcıları geçtiğimiz Haziran ayında beklenmedik bir biçimde Google Maps, GoogleAnalytics, Google Translate ve Google Docs hizmetlerine erişimde sorun yaşamaya başlamıştı. Bu hizmetlerde ara ara teknik aksaklıklar yaşanıyordu.

Google mühendisleri, bu hizmetlere sorunsuz olarak erişimin tekrar sağlanabilmesi adına çalışmalarını devam ettirerek kısa bir süre içerisinde Google Docs, Google Translate ve Google Analytics’e erişimi sağladılar. Bugün itibari ile de Google Maps ile ilgili yaşanan teknik problemler çözüme kavuşturuldu. Böylelikle; her ölçekten firma ve bireysel kullanıcılar, daha öncesinde olduğu gibi tüm bu hizmetlerden, herhangi bir problem yaşamadan faydalanmaya devam edebilecekler.

Durumu özetleyecek olursak:

YouTube’a Türkiye’de son iki yıldır erişim yasağı bulunuyor. Diğer Google servislerine erişimde yaşanan kesinti, YouTube’a erişimin engellenmesinin kapsamını genişletme çalışmaları sırasında sınırlama getirilen IP adreslerine yenilerinin eklenmesi sonucunda yaşandı.

Kontrolümüz dışında gelişen bu teknik problemin giderilmesi ve çözümün sağlanması yolunda, Telekomünikasyon Kurumu yetkilileri ve ilgili tüm birimlerle yakın diyalog içerisinde bulunarak, Türk kullanıcılarımızın hizmetlerimize erişimini tekrar mümkün hale getirdik.

Türkiye’deki bütün kullanıcılarımızın, geçici bir süreliğine erişim problemi yaşadığı hizmetlerimizden yeniden faydalanabiliyor olmasından memnuniyet duyuyoruz.

İnternette bıraktığınız tüm izleri silin!

Bu yıl 1992 doğumlular 18 yaşını doldurdu ve şu ya da bu şekilde, tüm yaşamları boyunca internetyanıbaşlarındaydı.

Facebook insanlara yepyeni iletişim olanakları sunduğu gibi, bağımlılık da yaratbiliyor

Doğum ilanından bebeklik fotoğraflarına, sosyal paylaşım sitelerinden bloglara, artık bir insanın tüm yaşamını internet üzerinde izlemek mümkün.

Birçokları, dünyaya kendilerini ne derecede göstermeleri gerektiğini yeniden gözden geçiriyor.

Bunlardan biri de Daniel Sieberg.

Televizyon muhabiri olan Sieberg, sosyal paylaşım sitelerinin hayatına egemen olmaya başladığının farkına vararak “internetten atlamaya” karar vermiş, yani sosyal paylaşım siteleriyle ilişkisini kesmiş.

Sieberg, Huffington Post’ta yayımlanan “Bağlantıyı Kesme Bildirgesi”nde “Ben ve egom, tam anlamıyla internettki sitelerce yutulmuş gibiydik. Bunun sonucunda da ilişkilerim zarar gördü. Tanıdığım ve sevdiğim insanlarla yaşadığım anlamlı ilişkiler yerine, tanımadığım insanlarla, pasif ilişkiler kuruyordum. Birinin duvarındaki yazı ve birini dürtmek beni daha çok ilgilendirir olmuştu.” diyor.

Özel hayattan da öte

Bazı kimselerin, kontrolü, sanal hayata kaptırdıklarını düşünür hale gelmeleri fikrinden yola çıkan Gordan Savicic, insanların sosyal paylaşım sitelerinden kopmaları için yeni bir hizmet sunmaya başlamış.

Merkezi Hollanda’da olan Web 2.0 Suicide Machine (web intihar makinesi) kullanıcınıninternet hesaplarına giriyor ve her bir arkadaşınızı, her bir ileti ya da mesajınızı elden geçirip sanal ortamda bıraktığınız tüm izleri tümden siliyor.

Savicic’in sunduğu hizmet, büyük rağbet görmüş. Şimdiye kadar 90 bin talep gelmiş ve hizmetten yararlanmak için bekleme süresi bir ay.

Gordan Savicic, “İnsanların egolarını aşırı düzeyde sergilediklerini düşünüyorduk. Bir tür avatar kişilik gibiydi yarattıkları. Tekrar gerçek insan olabilmek için sanal ortamdaki o kişiliklerini öldürme isteğini dile getirmeye başlamıştı bazı kimseler.” diyor.
Web intihar makinesi

‘Web intihar makinesi’ internetteki varlığınızı tamamen temizlemeyi vaad ediyor

Dolayısıyla, sorun, özel hayata ait ayrıntıların dış dünyadan korunmasının da ötesine geçiyor.

Savicic’e göre, ekrandaki profillerimizi yenilemek ve sanal dost çevrelerimizi genişletmek için internette giderek daha fazla zaman harcadıkça, gerçek dostlarımızla gerçek iletişim kurma zamanımız azalıyor.

“İnsanlar bilgisayar önünde çok fazla zaman harcadıklarını anladıklarından sanal ortamda yayımladıkları profillerden kurtulma ihtiyacı duymaya başladılar. Temel olarak eski yaşamlarına dönmek istiyorlar.” diyor Gordan Savicic.
Riskler ve sınırlar

Ancak Oregonlu psikiyatr Dr.Jerald Block’a bakılırsa, internetteki sosyal paylaşım sitelerinden tamamen kopmanın bazı tehlikeleri de var.

Haftada 30-40 saat gibi yoğun olarak internet kullanan hastaları tedavi eden Dr. Block, “Eğer internette çok zaman geçiren bir kişiyseniz, bundan kopmak hayatınızdaki önemli bir ilişkiye son vermek anlamına gelecektir. Bu 30-40 saati gerçek hayatla doldurmak zorunda kalacaksınız.” diyor.

Psikiyatr Dr.Jerald Block, bazı insanların bundan büyük bir memnunluk duyduklarını, bazı insanlarınsa internetten kopuk yaşayamadıklarını gördüklerini kaydediyor.

23 Yaşındaki Giorgio Pagoria ise, sosyal paylaşım sitelerine katılmayı aklından bile geçirmediğini söylüyor. Facebook‘ta profili olmamasından büyük gurur duyan Pagoria, bu tür sitelerin büyük bir bağımlılık yarattığını anlatıyor.

Ama yine de, halen Hollanda’da eğitim gören bir ‘Erasmus öğrencisi’ olduğu için, sosyal hayatıyla ilgili faaliyetler için, en azından oda arkadaşının Facebook sayfasından yararlandığını itiraf ediyor.

Bazı kişiler de, yaşamlarının, profillerindeki statü değişimleri ya da sürekli yayımladıkları 140 harflik yaşantı özetleri yüzünden değiştiğini düşünüyor.

Uzmanlarsa, açıkça sergilenen ve küreselleşen yaşamlarımızda dengeli bir yaklaşım tutturulmasının önemini vurguluyorlar.

Kaynak: BBC

İnternetin geleceğine yönelik 4 farklı senaryo

DEĞİŞKEN SINIRLAR: Gelecekte internetin daha yaygın ve dağınık biçimde olacağını öngören bu olumlu senaryoya göre teknoloji, internete bağlanmayı ve cihazları daha da düşük maliyetli hale getirecek ve dünya çapındaki talepler hızlı biçimde karşılanabilecek.

• GÜVENSİZ BÜYÜME: Hükümet ve uluslararası kuruluşların önleyici yeteneklerine karşı gelmek için yapılan acımasız siber saldırılar ve kullanıcıların aşırı güvenlikten sıkıldığı bir internet ortamının gelişeceğinin öngörüldüğü bu senaryoda güvenli alternatiflerin ortaya çıkacağı, ancak çok pahalı olacağı belirtiliyor.

• YERİNE GETİRİLMEYEN VAADLER: Ekonomik durgunluğun süregeldiği bir dünyada internetin yayılımının azalacağının düşünüldüğü bu senaryoda korumacı politikaların ağ teknolojilerinin gelişimini engelleyeceği ve bunun da ekonomik zayıflığı artıracağı kaydediliyor.

• YOĞUN İLGİ: İnternetin kendi başarısının kurbanı olacağının öngörüldüğü bu senaryoda ise IP bazlı hizmetlere olan aşırı talebin darboğazlar yaratacağı ve beklentiler ile gerçek internet kullanımı arasında büyük uçurumlar yaratacağına işaret ediliyor.

İnternetin geleceğine damga vuracak 5 ana madde

İnternete bağlı pazarlardaki en büyük büyüme günümüzün yüksek gelirli veya “gelişmiş” ekonomileri dışında gerçekleşecek.

• İnternetin küresel yönetimi büyük oranda değişmeyecek.

• “Dijital yerlilerin” internet ile bağları önceki nesillere göre önemli ölçüde farklı şekillerde olacak.

• Q klavye internetin ana arayüzü olmaktan çıkacak.

• Tüketiciler internet bağlantısı için çok farklı ödeme yollarını seçebilecek. Sabit fiyatlı ödeme seçenekleri giderek azalacak.

2025’te internet nasıl olacak?

Cisco, önümüzdeki 15 yıl içerisinde internetin nasıl şekilleneceğini ortaya koydu.

Veri ağları konusunda dünya lideri olan Cisco, günümüzde 2 milyar kullanıcısıyla 3 trilyon dolarlık pazar büyüklüğüne sahip olan internetin 2025 yılında nasıl büyüyeceğini ortaya koyan “Gelişen İnternet” adlı raporunu yayınladı. Her ne koşulda olursa olsun gelecekte internetin yolunu belirleyecek itici güçlerin ve belirsizliklerin araştırıldığı bu araştırmada tüm dünya nüfusunun internete bağlı olması durumunda küresel refahı, iş üretimini, eğitimi ve sosyal etkileşimi artırabileceğine dikkat çekiliyor.
Bir yılı biraz aşkın süre içinde toparlanan veriler ve yapılan röportajlarla tamamlanan bu araştırma sonucunda internetin geleceğine dair dört değişik senaryo ortaya konarak farklı potansiyel yollar açıklanıp detaylandırılıyor. Altyapı yatırımları, yeni fiyatlama modellerine müşteri geri dönüşleri ve teknolojiyi kabullenme gibi kritik faktörlerin etkilerinin ele alındığı bu senaryolardan üçünde geleceğe yönelik risk ve fırsatların altı çizilirken, ilk senaryoda ise internetin bugünkü hızla genişlemesinin sürebileceği öngörüsüne yer veriliyor.

Gelecekte internetle tanışması beklenen 2 veya 3 milyarlık yeni kullanıcı kitlesinin büyük bir bölümünün gelişmekte olan piyasalardan olacağına dikkat çeken raporun eş yazarı ve Cisco Gelişmekte Olan Piyasalar Strateji ve Ekonomi Direktörü Enrique Rueda-Sabater, “Bu yeni kitle halihazırdaki 2 milyar kullanıcıdan çok farklı olacak. Küresel iş modelleri ve ulusal politikalar eski beklentilere, davranışlara, tavırlara, tercihlere ve başarılara dayandırıldığı takdirde çökebilir ve başarısız olabilirler” diye konuşuyor.

Rapora büyük katkıda bulunan GBN’nin kurucu ortağı Peter Schwartz ise, “Biz geleceği öngöremeyiz ama 2010 yılında internet bağlantılı olarak yapılan tercihlerin ister istemez uzun soluklu sonuçlar doğuracağını biliyoruz. Bu senaryoların bugünün kararlarının geleceği nasıl etkileyeceği konusunda teknoloji ve siyaset gruplarının stratejik iletişimini tetikleyeceğini umuyoruz” diyor.