4G hizmeti veren operatör sayısı 24’e yükseldi. Türkiyede ses yok ..!!!!

4G için tarih veren ya da onay bekleyen 166 şirket arasında Türkiye’den operatör yok

AA muhabirinin GSA’nın (Küresel Mobil Tedarikçiler Birliği) raporundan derlediği bilgilere göre, 81 ülkeden 218 operatör şirket, 4G yatırımı yapıyor.GSA, 4G ile ilgilenen şirket sayısının Haziran 2010’a göre yüzde 98’e yükseldiğini açıkladı. Rapora göre 2012 sonu itibarıyla 91 operatör 4G hizmeti verecek.

Şu ana kadar 4G hizmeti veren 24 operatörün bulunduğu 16 ülke şöyle:

Avusturya, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Almanya, Hong Kong, Japonya, Litvanya, Norveç, Filipinler, Polonya, Singapur, Güney Kore, İsveç, ABD ve Özbekistan.

Rapora göre ticari 4G ile ilgilenen ve hizmet başlangıcı için tarih veren ya da onay bekleyen 166 şirket arasında Türkiye’den operatör yok. Ancak aynı raporda Türkiye’den Turkcell’in 4G hizmetine yönelik çalıştığı da belirtildi.

Raporda hız karşılaştırması olarak WCDMA, HSPA ve LTE ele alındı. Teknik olarak WCDMA saniyede 384 kb, HSPA 14 MB ve LTE 100 MB hıza ulaşabiliyor.Buna göre 5 dakikalık bir şarkıyı WCDMA 100 saniye, HSPA 10 saniyede ve LTE 0.38 saniyede sunuyor. 74 dakikalık bir albümü ise WCDMA 4 saat, HSPA 25 dakika ve LTE 54 saniyede indirebiliyor.160 dakikalık bir DVD filmi WCDMA 21 saat, HSPA 2 saat ve LTE 4,8 dakikada getirebiliyor.

HD kalitesindeki 1 saatlik film ise WCDMA ile 3 gün, HSPA ile 8 saat ve LTE ile 17 dakikada bilgisayara yüklenebiliyor.

Reklamlar

İnternet kullanıcı sayısı artmaya devam ediyor

Türkiye’de her 3 kişiden biri düzenli olarak internet kullanıyor ve hanelerde bilgisayar bulunma oranı %44.2 olarak belirlendi.

Kalkınma Bakanlığı Bilgi Toplumu Dairesi tarafından bu yıl üçüncüsü hazırlanan ”Bilgi Toplumu İstatistikleri 2011” verileri yayımlandı.

İstatistikte yer alan verilere göre, 16-74 yaş grubunda, 2004 yılında yüzde 13,3 olan internet kullanım oranı 2010 yılında yüzde 37,6’ya ulaştı. Son bir yıl içinde herhangi bir dönemdeki internet kullanım oranı ise yüzde 41,6 olarak gerçekleşti.

Her gün veya haftada en az bir defa internet kullandığını beyan edenlerin oranı anlamına gelen düzenli internet kullanım oranı 2010 yılında yüzde 33,3 oldu. Ancak, düzenli internet kullanımı için AB ortalamasının yüzde 70’ler olduğu düşünüldüğünde, Türkiye’nin AB’den oldukça geride olduğu göze çarpıyor.

3G YAYGINLAŞIYOR, FİBER BAŞLANGIÇ AŞAMASINDA

İstatistiğe göre, hanelerde genişbant internet sahipliği Türkiye’de yüzde 33,8 iken, AB-15 ve AB-25 için bu oranlar sırasıyla yüzde 64 ve yüzde 63 seviyesinde bulunuyor.

2010 yılında masaüstü bilgisayar, dizüstü bilgisayar veya el bilgisayarı bulunan hanelerin oranı yüzde 44,2 olarak gerçekleşirken, internet bağlantısı olan hane oranı yüzde 34 oldu. İnternet bağlantısına sahip hanelerin yüzde 73,3’ü ADSL, yüzde 5,6’sı cep telefonu, yüzde 2,3’ü ise 3G modem üstünden internete erişiyor. Fiber erişim ise 2010 yılında ticari olarak başlamış durumda ve yaklaşık 150 bin aboneye hizmet veriyor.

FACEBOOK’U SEVDİK

Verilere göre, 2010 yılında internet kullanıcıları en çok e-posta göndermek ve sohbet odaları, haber grupları veya çevrimiçi tartışma forumlarına mesaj iletmek amacıyla interneti kullandı. Buna karşılık, internetin eğitim, alışveriş, bankacılık gibi amaçlarla kullanımı ise düşük düzeydi kaldı.

Sosyal medyanın Türkiye’de de kısa zamanda toplumun büyük kesimi tarafından kullanılmaya başladığı da dikkatlerden kaçmadı. Türkiye, kullanıcı sayısı bakımından dünya üzerinde 500 milyondan fazla kullanıcısı olan sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta tahmini 28 milyon kullanıcı hesabıyla ABD, Endonezya ve Birleşik Krallık’tan sonra 4. ülke konumunda bulunuyor.

2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye’deki ortalama bir kullanıcının Facebook üzerinde harcadığı süre, yaklaşık olarak haftada 29,7 saat. Mayıs 2011 itibariyle, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ve tamamına yakını ”gelişmekte” olan 14 ülkede en çok ziyaret edilen internet sitesi Facebook.

GİRİŞİMLERDE İNTERNET ERİŞİMİ AB ORTALAMALARININ ÜZERİNDE

2010 yılında seçilmiş sektörlerde 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin yüzde 92,3’ü bilgisayar kullanıyor ve bu girişimlerin yüzde 90,9’unun internet erişimi bulunuyor.

Girişimlerin genişbant internet erişimi sahipliği açısından Türkiye 2010 yılında AB-15 (yüzde 88) ve AB-25 (yüzde 86) ortalamalarının da üstüne ulaştı. İnternet erişimi olan girişimlerin yüzde 57,8’inin ise internet sitesi bulunuyor. İnternet sitesi sahipliği 10-49 çalışanı olan işletmelerde yüzde 53,5, 250 ve üzeri çalışanı olan işletmeler için yüzde 88,8 olarak gerçekleşti.

İnternet erişimi olan girişimlerde en çok tercih edilen sabit internet bağlantısı tipi yüzde 87,3, oranı ise DSL (ADSL…vs) oldu. Diğer taraftan, girişimlerde mobil hızlı internet bağlantısı sağlayan 3G teknolojisine de rağbet olduğu ve internet erişimine sahip girişimlerin yüzde 12,9’unun 3G modem, yüzde 11’inin ise 3G telefon üstünden genişbanta eriştiği görüldü.

e-TİCARET İŞLEM HACMİ 15 MİLYAR LİRAYI AŞTI

Bankalararası Kart Merkezi’nin verilerine göre, internet üzerinden yapılan e-ticaret işlemleri toplam tutarı son bir yıl içinde yüzde 48,2’lik artışla 2010 yılında 15 milyar 225 milyon liraya ulaştı. 2005 yılında bu rakam 1,38 milyar lira seviyesinde bulunuyordu.

İŞ DÜNYASI E-DEVLETİ DAHA ÇOK KULLANIYOR

Verilere göre, girişimlerin bireylere nazaran kamu kurumlarıyla elektronik ortamda daha yoğun iletişim içerisinde oldukları görülüyor.

2010 yılında bireylerin kamu kurumlarıyla iletişimde interneti kullanım oranı yüzde 27,2 iken 2009 yılında girişimlerin aynı amaçla interneti kullanım oranı yüzde 72,8 olarak gerçekleşti.

Hem bireyler hem de girişimler için kamu kurumlarıyla iletişimde interneti kullanım amaçları arasında ilk sırada bilgi edinme konusu yer alıyor. Yine hem bireyler hem de girişimler için e-devlet hizmetlerini kullanmama nedenleri arasında en çok belirtilen neden yüz yüze görüşmenin tercih edilmesi oldu.

Bununla birlikte, güvenlik kaygısı bireylerin e-devlet hizmetlerini kullanmaması yönünde önemli bir engel olarak görülmezken, girişimlerde bilgi güvenliği ve korunmasına ilişkin kaygıların önemli bir sorun olarak öne çıktığı görüldü. Engellilere erişim imkanı sağlayan kamu internet siteleri oranı 2009’da yüzde 2,6 iken, 2010 yılında bu oran yüzde 17,9’a ulaştı.

e-DEVLET KAPISI KULLANICI SAYISI 7 MİLYONU GEÇTİ, MİLYARLARCA LİRA TASARRUF SAĞLANDI

AB 20 temel kamu hizmeti dikkate alındığında, kamu hizmetlerinde elektronik kanallardan gerçekleşen işlemlerin oranı 2010 yılında yüzde 81,4 olarak gerçekleşti. AB tarafından yapılan ve 27 AB üyesi ülke ile Türkiye, Hırvatistan, İzlanda, Norveç ve İsviçre’nin yer aldığı e-Devlet Ölçümleme ve Kıyaslama Çalışması’nda Türkiye, 20 temel kamu hizmetinin tamamen elektronik ortama taşınmasında yüzde 89 ile AB27 ortalamasının (yüzde 82) üzerinde bir değer elde ettiği görülüyor.

2008 yılında 10 bin civarında olan e-Devlet Kapısı kullanıcı sayısı 2010 yılı sonunda 1,95 milyon, 2011 yılı Mayıs ayı başında ise 7,14 milyona ulaştı.

Devlet uygulamaları, kamu harcamalarında sağladığı tasarrufla da dikkat çekiyor. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nin (UYAP) 23 ayrı uygulamasıyla projenin başlangıcından Nisan 2011’e kadar yaklaşık 1,6 milyar lira tasarruf edildi.

Sosyal Yardım Bilgi Sistemi (SOYBİS) sayesinde sadece 3 belgenin elektronik ortamda takibiyle kırtasiye ve ulaşım giderlerinden 2010 yılında 11,8 milyon lira tasarruf sağlandı. Araç Tescil ve Sürücü Belgesi İşlemleri (ASBİS) Projesi ile ikinci el araçların alım satımının noterlerde elektronik ortamda gerçekleştirilmesiyle sadece bazı formların işlemden kaldırılması sayesinde bir yılda vatandaşların ödemesi gereken 21,9 milyon lira tasarruf elde edildi.

2008-2010 döneminde uygulanan Elektronik Fatura Kayıt sistemi ve 2010 yılı Kasım ayında uygulamaya konan e-fatura uygulamasıyla 2008 yılından 2011 yılı Mayıs ayına kadar 218,5 milyon lira tasarruf sağlandı.

Öte yandan, Türkiye’de merkezi kamu kurumlarının bilişim yatırımları için 2002-2011 döneminde toplam 9,6 milyar lira ödenek ayrılırken, 2011 yılında kamu bilişim yatırımları için ayrılan ödenek tutarının 2 milyar lirayı aştığı görüldü.

BİLİŞİM SEKTÖRÜ 25 MİLYAR DOLAR BÜYÜKLÜĞE ULAŞTI

Verilere göre, 2008 yılı sonu itibarıyla 24,88 milyar dolar büyüklüğe sahip olan Türkiye bilişim sektörü, küresel kriz döneminde daralmakla birlikte, 2010 yılında yüzde 4,5’lik artışla 25,05 milyar dolar seviyesine ulaştı.

Kullanımda mobil yüzde 84, genişbant yüzde 12 seviyelerinde cep telefonlarının yaygınlığı sebebiyle 2002 yılında yüzde 27 olan sabit telefon abone yoğunluğunun 2010 yılı sonunda yüzde 22 seviyesine düştüğü görüldü.

Cep telefonu abone yoğunluğu ise 2008 yılı sonunda yüzde 92,1’e ulaşmış olsa da, numara taşınabilirliği uygulamasının devreye alınması ve her yöne tarifeler dolayısıyla 2010 yılı sonunda yüzde 83,9’a geriledi.

Diğer taraftan, mobil hizmetlere ilişkin sepetin fiyatında ise 2010 yılında bir önceki yıla göre yüzde 21 oranında düşüş gerçekleşti. Bu durum, mobil işletmeciler arasındaki yoğun rekabetin hizmet fiyatlarına da yansıdığına işaret ediyor.

Kaynak:AA

Dünyanın sosyal ağ haritası çıkarıldı

Gördüğünüz ışık cümbüşü, dünya haritası üzerinde sosyal ağ aktivitesini gösteriyor.

İlk bakışta, bu resmin uzaydan çekilmiş bir gece manzarası olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak fotoğraflar uzaydan çekilmiş uydu fotoğrafları değil, Londra’dakilerin sosyal medyaya ne kadar meraklı olduğunun bir haritası. Eric Fischer tarafından alınan görüntüler, fotoğraf paylaşım sitesi Flickr ve özellikle ünlülerin tercih ettiği mesajlaşma ortamı Twitter’ın verilerinin harmanlanmış hali..

Kırmızı ışıklar Flickr fotoğraflarını temsil ediyor, maviler ise atılan tweetleri. Beyaz ışıklar Londra’nın merkezinden iki sitenin de kullanıldığını gösteriyor. Haritaya göre, metropolde 8 milyon Twitter kullanıcısı var,Flickr kullanıcılarının çoğunluğu ise Thames Nehri’nin güneyinde toplanıyor. Nehir, ülkenin genelinde kültürel farklılığı da temsil ediyor.

Nehir kıvrımı kırmızılarla çevriliyor, günden güne artan turistlerin fotoğrafları çekip Flickr’a yüklediğini buradan anlayabilirsiniz.

Fisher bu sistemi dünya genelinde birçok ülkeye de uyguladı. Barselona, New York, Tokyo, kıtalar ve tüm dünya. Sosyal ağ kullanım yoğunluğu özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika kıtalarında yoğunlaşıyor. Buralar aynı zamanda internet kullanımının en verimli olduğu yerler.

Her bir piksel 2.5 metrekarelik alanı kapsıyor.

http://www.teknokulis.com

Windows 7’li PC’ler Win 8’i çalıştıracak mı?

Microsoft, Windows 7’yi çalıştırabilen tüm bilgisayarların Windows 8’i de çalıştırabileceğini açıkladı.

Microsoft, 400 milyondan fazla Windows 7 lisansı sattıklarını ancak Windows XP’nin dünya çapında neredeyse iki katı fazla kullanıldığını söyledi. Şimdiye dek Windows 8’in iki teknik ön izleme sürümünü tanıtan Microsoft, Eylül ayında bir ön izleme sürümünü daha tanıtacağını açıkladı. Dolayısıyla Microsoft, tüketicileri ve şirketleri yeni işletim sistemine yakın da olsak Windows 7’ye geçmeye teşvik etmek istiyor.

Windows CFO’su Tami Reller, konu hakkında şunları söylüyor: “İster varolan PC’nizi yükseltin, ister yeni bir PC alın Windows, donanımınızın büyük bir bölümüne adapte olacaktır.” “Windows 8, bugünkü milyonlarca modern PC’si ve yarının cihazları içindir.”

Windows 8’in çıkış tarihi kesin olarak bilinmese de Microsoft, 13-16 Eylül arasında Kaliforniya’da yapılacak BUILD konferansında yeni bir teknik ön izleme sürümünü tanıtacak.

chip

Windows 8’in beta aşaması çok yakın olabilir!

Windows 8’i denemek için sabırsızlananlara: Windows 8 beta’dan sizi heyecanlandıracak bir haber var!

Son Windows 8 sızıntılarının ardından işletim sistemiyle ilgili haberler bir durgunluk dönemine girdi. Ancak dün ortaya çıktı ki Windows 8’in Beta sürümü, Temmuz ayının sonlarına doğru tamamlanacak.

MSWin ve Wzor‘a göre Microsoft, Windows 8’in “Topluluk Teknoloji Önizleme” (CTP) sürümünü bitirmek üzere. CTP yapısı tamamlandığında işletim sistemi 10-14 Temmuz’da Los Angeles’ta yapılacak Worldwide Partner Conference‘da tanıtılacak. Ancak Microsoft’un burada bildiklerimizin dışında bir ayrıntıyı bizlere sunması beklenmiyor.

Bununla birlikte kaynaklara göre Microsoft, Windows 8’in beta dalında 14-28 Temmuz tarihleri arasında çalışmaya başlayacak ve yapılar bu tarihler arasında ortaya çıkacak. Microsoft’un Eylül ayında düzenlenecek BUILD konferansına dek gerekli hazırlıkları yaparak geliştiricilerin karşısına çıkmak istediğini düşündüğümüzde bu haberler doğru olabilir.

Bu arada, bazı raporlara göre 8010 yapı numarasından sonra gelen yapılar, Windows Defender adı altında entegre bir virüs korumasına sahip olacak.

Microsoft’un merakla beklenen işletim sistemi Windows 8 hakkında yeni bir detay gün yüzüne çıktı. Zdnet.com’dan Mary-Jo Foley’nin Microsoft’un içerisindeki bir kaynaktan öğrendiği habere göre; Windows 8 üreticilere 2012 Nisan ayında dağıtılmaya başlanacak.

Windows 8’in, bu Eylül ayında gerçekleşecek ve Internet Explorer 10’un da çıkacağı düşünüldüğü BUILD 2011 Konferansı’nda bir beta’sının yayınlanması bekleniyor. BUILD 2011 Eylül ayının 13 ile 16’sı arasında yapılıyor. Üreticilere dağıtıldıktan sonra Windows 8’in çok zaman geçmeden normal tüketicilere de dağıtılması bekleniyor.

Microsoft’un bu planlarına göre; Windows 8 önümüzdeki yıl Sonbahar sıralarında piyasada olabilir. Ancak konu Windows olduğunda çıkış tarihinde ertelemelerin yaşandığı hep görülmüştür. Microsoft ise önümüzdeki yılki tatil sezonunu kesinlikle kaçırmak niyetinde değil.

Bir inovasyon örneği Aypara

Dünya Devleri “Bir İnovasyon Var” konferansnda buluştu.

24 Haziran 2011 Cuma günü İstanbul’da Ritz Carlton Otel’de gerçekleştirilen “Bir İnovasyon Var” konferansında Türkiye’nin önde gelen bilişim ve medya şirketlerinin patronları buluştu.  İnovasyon konusunun masaya yatırıldığı konferansta Türk bilişim sektörüne yeni girmiş inovasyon fikirleri de sunuldu.

gittigidiyor.com un kurucu ortakları Serkan Borançılı ve Burak Divanlıoğlu yeni projeleri olan “AYPARA” nın tanıtımını yaptı.

596.000 TL sermayesi olan gittigidiyor.com’u  217,5 milyon $ ebay’a satışından sonra yeni iş fikirleri üzerinde çalıştıklarını açıkladı.  Yeni projeleri aypara  uluslararası ödeme sistemi olan PAYPAL sisteminin Türkiye şartlarına uyarlanmış hali olacaktır.  Borançılı yakın bir tarihte hizmete sunulacak olan bu proje ile  hem internet üzerinden güvenli ödeme sistemi hemde taksitlendirme imkanlarının olacağını açıkladı.

Ayrıca internet üzerinden e-ticaret yapmak isteyen fakat uygun ödeme sistemlerini temin edemeyen küçük yatırımcılara da katkı sağlayacağını ifade etti.

ayrıntılı video : http://televidyon.com/p/3367/bir-basari-hikayesi-gittigidiyorcom

ISO 20000 Standardı güncellendi : ISO/IEC 20000-1:2011

1. ISO 20000′in yeni versiyonunun ön izlemesi için şu PDF dokümana bakabilirsiniz.
2. Göze çarpan ilk değişiklik artık IT servis yönetim sistemi yerine sadece Servis Yönetim Sistemi olarak isim değiştirmiş olması.
3. Artık ITSMS yerine SMS olarak kısalatacağız ISO 20000 den bahsederken.
4. Madde 10 silindi. Madde9′un içine yedirildi. Artık Sürüm Süreçleri diye bir aile yok.  Release Management yerine 9.3 Release and Deployment
Management sürecimiz var.
5. Service Continuity genişletildi ve alt 2-3 madde eklendi.
6. Information Security Management süreci genişletildi ve security incident kavramı getirildi.
7. Madde 8. e incident ile beraber incident and request manageent ismi verilmiş. Req.Man. sürci eklenmiş oldu.
8. Part 3-4-5 bu standarta anılmaya başlandı. ISO 20000-3, ISO 20000-4, ISO 20000-5 yayınlanmış olduğundan artık resmi olarak kullanımları önerilmeye
başlandı.
9. Standart ISO 9001 ve ISO/IEC 27001′e daha uyumlu hale getirildi.
10. Tanımlar bölümüne yeni terimler eklendi.
11. ISO/IEC 20000-1:2005 madde 3 ve madde4 birlştirilip Yönetim Sistemi gereklilikleri tek maddede toplandı
12. Yönetim ve kapsam belirleme ilgili gereklilikler açımlandı.
13. Yeni standarda göre çalışmalar değişecek ve zenginleşecek.
14. Genel olarak ITIL V3 ile gelen değişkliklerin ISO 20000′e daha derin yansımalarının olmasını beklerdik.
15. Event Management, Access Management, Demand Management gibi süreçleri hala ISO 20000 kapsamında işleyemiyoruz.
16. Lifecyle yaklaşımına vurgu yapılması ve PDCA döngüsünün sadece süreçlere ve ITSMS’e değil tüm servislere de uyarlanması gerektiği ITIL V3′den gelen
bir katkı daha..
17. Sertifika sahibi kurumlar için değişen bir şey yok fakat 2 yıl içerisinde upgrade ve artık yeni belgelendirmelerin yeni sürüme göre yapılması gündeme gelecektir.