Türkiye: İnternet sansürüne hayır!

Yönetim interneti sansürlemeye kalkışıyor. Karar yürürlüğe girdiğinde Türkiye’de internete bağlanan herkes geniş kapsamlı bir içerik filtrelemeden geçmek zorunda kalacak.

BTK her birimizi yüzlerce kelime ve websitesine erişimimizi engelleyecek olan dört filtre programından birini seçmeye zorlayacak olan kararı uygulamaya koymak için uğraşıyor. Bu dört filtreden birini seçmeyen hiçbir bilgisayar internete giremeyecek. Üstüne üstlük her filtrede hangi websitelerinin engellendiği de açıklanmayacak.

Bu yeni sistem ifade özgürlüğümüzün ve bilgiye erişim hakkımızın ihlalidir, ve Türkiye yasalarına göre hiçbir hukuki dayanağı yoktur. BTK daha şimdiden ülke çapında verilen müthiş tepki yüzünden müthiş bir baskı altında. İtirazlarımızı birleştirelim — internet sansürüne karşı ve bilgiye erişme hakkımız için Türkiye tarihinin en kapsamlı imza kampanyasını gerçekleştirelim. Hemen dilekçeyi imzalayın ve çağrıyı herkese gönderin.

BTK’nin internet sansürü Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve Türkiye Anayasası’na aykırıdır. Buna rağmen hala uygulamaya koymaya çalışıyorlar.

BTK ailelere önemli bir hizmet sunduğunu ve “standart” filtreyi seçmemiz halinde internete erişimimizde herhangi bir değişiklik olmayacağını iddia ediyor. Ama bunun sansür uygulamasına destek alabilmek için söylenen bir yalan olduğu aşikar. İsteyen herkesin indirebileceği filtre uygulamaları zaten halihazırda mevcut — bu karar filtre sistemini zorunlu hale getiriyor. BTK hangi filtre sisteminde hangi internet sitelerine erişimin engelleneceğine dair tüm kontrolü elinde tutacak ve bizim haberimiz olmadan listeye yeni siteler ekleyip çıkarabilecek. Somut neden olmaksızın binlerce yeni websitesini yasaklama yetkisine sahip olacak.

BTK’nın internette bilgiye özgürce erişim hakkımızı elimizden almasını engelleyebiliriz. Dilekçeyi imzalayın; Avaaz imzaları BTK ve hükümete iletecek.

Dünyanın dört bir yanında yaşanmakta olan demokrasi dalgası internet üzerinden örgütlendi ve yaygınlaştı — ülkemizde ve tüm dünyada yaşanan diğer tüm önemli meselelerle mücadele edebilmemiz için olan bitenden haberdar olmamızın, kendimizi özgürce ifade edebilmemizin ve birbirimizle haberleşmenin ne kadar önemli olduğunu kanıtladı. BTK’nın kararına karşı mücadele eder ve kazanırsak, bizim için önemli olan diğer tüm konular adına bir zafer kazanmış olacağız. Bu fırsatı değerlendirelim!

kaynak : https://secure.avaaz.org/tr/no_internet_censorship/?vc

Reklamlar

İnternette Yasaklama Olmayacak!

İnternet ile alakası olan herkesin kafasını kurcalayan internette sansür olacak tartışması artık bitiyor. Sistemin eksikleri olması nedeniyle sansür olayı iptal edildi. Ancak, BTK Başkanı Tayfun Acarer, 22 Ağustos’la ilgili yapılan yorumların haksız olduğunu dile getirdi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)  Başkanı Tayfun Acarer, Türkiye’de 9,5 milyona yakın internet abonesi, 40 milyon internet kullanıcısı bulunduğunu  belirterek, “Bunları veri tabanında izlemek gibi bir görevimiz yok. Böyle bir veri tabanını, trafiği nasıl kontrol  edebiliriz?” dedi.Acarer, BTK Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı İnternet Daire Başkanı  Osman Nihat Şen ile Kurumun merkez binasında basın toplantısı düzenledi.

Güvenli İnternet uygulaması konusunda basın yayın organlarında yer alan  eleştirileri anlamakta güçlük çektiğini ifade eden Acarer, bu hizmetin tüketici  lehine olduğunu söyledi. “Buradaki konu herhangi bir kısıtlama, filtreleme değildir” diyen  Acarer, isteyen abonelerin bu hizmetten yararlanacağını kaydetti.

BTK’nın daha önce de tüketiciler için çalışmaları yaptığını belirten  Acarer, cep telefonlarının kayıt altına alınması, numara taşınabilirliği gibi  faaliyetlerde olduğu gibi internetin güvenli kullanımına yönelik düzenlemenin de  abone haklarının korunması için yürürlüğe konulduğunu ifade etti.

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Acarer, bir soru üzerine, şu  andaki internet kullanıcılarının tümünün standart profilde yer aldığını söyledi.  Acarer, “Şu andaki kullanıcılar hiçbir yere başvurmazsa böyle devam edecek. 22  Ağustos’tan sonra da aynen devam edecek” diye konuştu.

Uygulamada en dar profilin “Çocuk” olduğunu, bunu “Aile” ve “Yurt  İçi” profillerinin izlediğini anlatan Acarer, özellikle engellenen sitelerin  yüzde 40′ını oluşturan çocuk pornosu içeriklerinin yurt dışı sitelerden  kaynaklandığını, “Yurt İçi” profilinde bu tür içeriklerin yer almayacağını  bildirdi.”FİLTRELEME İYİ ÇALIŞMADI”

Acarer, Güvenli İnternet Hizmeti için servis sağlayıcılara 22 Ağustos’a  kadar süre tanındığını hatırlatarak, yeni abonelerin de bu hizmetten yararlanmak  istememeleri halinde “Standart” profilde yer alacaklarını söyledi.

Başka bir gazetecinin “Filtreleme zaten kullanılıyor? Neden bu sistem  devreye konuluyor?” sorusu üzerine Acarer, “Filtreleme çok iyi çalışmadı. Bize  gelen şikayetler filtrelemenin çalışmadığı yönünde” dedi.

Acarer, “Standart abonelerin olağan şüpheli haline geleceği ve BTK  bünyesindeki veri tabanında izleneceği” yönündeki görüşü değerlendirirken,  “BTK’da böyle bir veri tabanı yok. Türkiye’de 9,5 milyona yakın internet  abonesi, 40 milyon internet kullanıcısı var. Bizim bunları veri tabanında izlemek  gibi bir görevimiz yok. Bu işi nasıl yaparız? Böyle bir veri tabanını, trafiği  nasıl kontrol edebiliriz?” ifadelerini kullandı.

TİB’in de telefon dinlemesi yapmadığını yıllardır anlatmaya  çalıştıklarını belirten Acarer, “Bir takım senaryolar üretiliyor, tıpkı telefon  dinlemelerinde olduğu gibi” dedi.

Güvenli İnternet Hizmetinde profiller arasında geçişte herhangi bir fiyat  farkı olup olmayacağı şeklindeki soruya da Acarer, internet hizmeti fiyatlarının  BTK tarafından belirlendiğini ancak bu profiller arası geçiş için hiçbir ücret  alınmayacağını kaydetti.

“AVUSTRALYA TÜRKİYE’Yİ ÖRNEK ALDI”

İnternet Daire Başkanı Şen ise Türkiye’de 2 bine yakın servis sağlayıcı  bulunduğunu ve 3,5 yıldır bunlarla iletişim halinde olduklarını anlattı. İnternet  içeriğinin düzenlenmesinin kanuni görevleri olduğunu anımsatan Şen, şunları  kaydetti: “Bu kapsamda şikayet edilen içeriklerle ilgili bugüne kadar 70 bin  bildirim maili gönderdik. Bunların 62 bininde sorun bulunarak içerik ilgili  siteden çıkarıldı. Bazı günler gönderdiğimiz mail sayısı bini, geçen hafta ise 10  bini buldu. Bize gelen şikayet üzerine ilgili servis sağlayıcıya mail  gönderiyoruz. Onlardan şikayete konu olan içeriği incelemelerini istiyoruz. Aynı  anda biz de inceleme yapıyoruz. Eğer içeriğin çıkarılması gerekiyorsa  çıkarılıyor, yoksa kalıyor. Bu bir tür öz denetim işlemi. Yoksa yasaklama,  sansürleme, ‘bu kelimeler bir daha kullanılmayacak’ diye bir şey yok.”

Güvenli İnternet Hizmeti ile alan adları ve anahtar kelimelerin hiçbir  ilişkisinin bulunmadığını da vurgulayan Şen, “70 bin mailden neden sadece 10  tanesini konuşuyoruz. Neden 69 bin 990′ı gündeme gelmedi? Yer sağlayıcıların çoğu  bu hizmet için bize teşekkür ediyor. İncelemeleri için şikayete konu olan içeriği  kendilerine bildiriyoruz sadece” diye konuştu.

Şen, Güvenli İnternet Hizmeti konusunda karar almadan önce ülkelerle  görüşmeler yaptıklarını, Avustralya’da 110 milyar dolar maliyetle sunulan  filtreleme uygulaması etkin çalışmadığı için, bu ülkenin Türkiye’nin Ağustosta  uygulamaya sokacağı bu sistemi örnek aldığını belirtti.

“Filtrelemenin aşılması ve engellenen sitelere erişilmesi durumunda bir  ceza uygulanacak mı?” şeklindeki soruya Şen, “Filtrelemenin aşılması halinde  herhangi bir cezai işlem yapılmasına ilişkin karar yok” yanıtını verdi.

“EKŞİSÖZLÜK’E DAHA ÖNCE DE MAİL GÖNDERDİK”

“Ekşisözlük” internet sitesine ilişkin iddiaların hatırlatılması  üzerine Şen, şunları söyledi: “Şikayetleri incelemeleri için yer sağlayıcılara mail gönderiyoruz. Bu  sayede biz ve onlar aynı anda inceleme yapıyoruz. 21 Nisan’da Ekşisözlük’e de  mail gönderdik. 10 civarında sitede ile Ekşisözlük’te ilgili içeriklerde sorun  olmadığını kısa bir sürede, 2 saat içerisinde belirleyip tekrar mail attık ve  ’listede şunları yok sayabilirsiniz’ dedik. Bu, şu ana kadar binlerce defa  yaptığımız bir işlem. Ekşisözlük’e daha önce de bu tür mailler gönderdik.”

İnternetin ölüm tarihi: 22 Ağustos 2011<= Bu Tarihe Dikkat

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nca (BTK) hazırlanan “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar” 22 Ağustos 2011 tarihinde yürürlüğe girecek. Bu uygulamayla kullanıcılar BTK’nın belirlediği 4internet filtresinden birini seçmek zorunda bırakılacak. Filtreyi aşmak suç sayılacak. Filtre kıstasları ise tamamen BTK tarafından belirlenecek. Bu uygulama dünyada Çin, Küba, İran gibi internetin “tutuklu” olduğu ülkelerde kullanılıyor.


Hazırlayan: Sercan Tezcanoğlu  Geçtiğimiz günlerde basının gündemine gelen “yasaklı kelimeler listesi” büyük tepki almıştı. Ancak bu yasaklı kelimeler listesinin buzdağının görünen kısmı olduğu çok geçmeden ortaya çıktı.

Dayanağı nedir?

5809 sayılı Kanunun 4’üncü 6’ncı ve 50’inci maddeleri ile 28.07.2010 tarihli ve 27655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 10’uncu maddesi hükümleri kapsamında, BTK tarafından hazırlanan “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı” 22 Şubat 2011 tarih

inde 2011/DK-10/91 no’lu karar ile onaylanarak, “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar”ın 22 Ağustos 2011’de yürürlüğe girmesine karar verildi.

22 Ağustos’ta devreye girecek sistemde internete devlet daha doğrusu “BTK” tarafından belirlenen 4 filtre tipinden birini seçerek girebileceğiz. Filtreyi aşmak ya da aşmaya çalışmak suç sayılacak. Ayrıca internet servis sağlayıcıları filtrelerin aşılmasını engellemekle sorumlu tutuluyor, aksi halde onlara da ağır para cezaları öngörülüyor.

“Ben giriyorum, siz de girin”den “Ben de giremiyorum artık”a…

Düzenlemeye göre 4 tip filtre yer alacak. Aile, çocuk, yurtiçi ve standart paket. Her internetabonesi bunlardan birini seçmek zorunda kalacak. Bu filtre tipini internet kafelerde uygulanan “Websense” filtresine benzetebiliriz. Yani sadece internet kafenin belirleyebildiği sitelere girebileceksiniz. Bu tür filtre sistemleriyle içeriğinde sorun olmasa bile birçok sitenin filtreye takıldığı kullanıcılar tarafından biliniyor.

Git gide uçsuz bucaksız bir dünya olma yolunda ilerleyen interneti “güvenli internet” sloganının arkasına sığınarak “terbiye edilmiş internet“e dönüştürecek bu uygulamanın dünyada sınırlı sayıda örneği var. Bu örneklerde Çin, Küba, İran gibi internetin sıkı bir sansür altında tutulduğu ülkelerle sınırlı.

Bu uygulamayl

a ilgili olarak Yeni Medya Düzeni için bir makale yazan Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim görevlisi Prof. Dr. Mutlu Binark, 22 Ağustos’ta uygulamaya girecek bu esaslara karşı durulması gerektiğini belirtmişti.

Binark bu görüşüne destek olarak bu sistemin internet kullanıcılarını sınıflandırdığını ve bu esaslarla “internetteki zararlı içerikten korunma” adı altında internetin sınırlandırıldığını ifade etti.

Bu tür filtreler şu anda da var

Bu tür filtre sistemleri işletim sistemleri, internet servis sağlayıcılar ya da internetten bulunabilecek programlar sayesinde isteyen kullanıcılar tarafından zaten istenildiği zaman kullanılabiliyor. Yani zaten kullanıcı böyle bir opsiyona sahip. Ancak BTK’nın uygulamasıyla bu durum bir opsiyon olmaktan çıkıp zorunluluk haline geliyor.

Binark, “Bu usul ve esasların arkasındaki zihin örüntüsünün kendi yurttaşını birey olarak görmediğini, onun adına eylemeye muktedir olarak sadece kendini ve kendinin mutlak otoritesini ve bu mutlak otoritenin doğruluğunu gördüğünü belirtmek gerekir. Bu anlamda burada herşeyi bilen muktedir özne BTK ve muteber vatandaşlar da İnternet erişim özgürlükleri ile İnternet ortamında seçme haklarının “onların iyilikleri adına” ellerinden alınmasına rıza gösterenlerden oluşmakta. Devlet eliyle, filtreleme uygulamasının topyekünleştirilmesine ve zorunlu kılınmasına yol açacak bu uygulamanın benzer örnekleri ancak Çin Halk Cumhuriyeti, Küba, İran, Tayland gibi yurttaşlarının siberuzama erişimini sınırlandıran ve engelleyen ülkelerden verilebilir” diyerek uygulamanın zararlarına dikkat çekti.
TWITTER’DA 22 AĞUSTOS DEPREMİ… SERDAR KUZULOĞLU İNTERNETİN ÖLÜM TARİHİ İÇİN NE DİYOR? TIKLAYIN

Binark, “Bu internet filtresi uygulamasıyla, birey korumacı ve kollamacı bu muhafazakar ideoloji tarafından pasifize edilmekte, zihni “tek doğru, tek renk, tek söylem” çağrısına uymaya, sağduyuya davet edilmektedir. Bu nedenle, Ağustos 2011’den iti

baren İnternet ortamına erişimde aklını kullanmaya muktedir bireyin akıl ve irade özgürlüğünü elinden alan bu usul ve esaslara karşı durmak, yürürlüğe girmesine itiraz etmek gereklidir” diye de yazdı.

Türkiye’de internet nereye gidiyor?

BM desteğiyle Freedom House tarafından Nisan 2011 de yayınlanan İnternette Özgürlük Raporu’na göre, Türkiye’nin “kötü puan’ını 42’den 45’e yükselterek” internete erişim özgürlükleri konusunda  geriye doğru gitmeyi sürdürüyor.

Bu uygulamayla BTK, kimin hangi siteye girebileceğine, hangi blogu okuyabileceğine, hangi tartışma grubuna katılabileceğine kendi kendine karar vermiş olacak. İstediği herhangi bir siteyi, sayfayı kara listeye alarak sizin ulaşmanızı engelleyebilecek. Böyle Türkiye’nin İnternette Özgürlük Raporu’nda kendini İran ve Çin‘in arasında bulması sandığınız kadar uzak bir gelişme değil.

Standart paket sansürs

üz değil mi?

En özgür gibi görünen Standart pake

t de bir filtre paketi ve BTK tarafından belirlenen erişim engellerine ve kara listelere tabi. Yani YouTube kapalıyken önceden DNS ile girebiliyordu. Ancak bu paket altında erişimi engellenmiş YouTube‘a girmek mümkün olmayacak.

Dava açıldı

IPS İletişim Vakfı-Bianet, 13 Nisan 2011 tarihinde  “yürütmenin durdurulması” talebiyle, söz konusu usul ve esaslara karşı Danıştay’a iptal davası açtı.  Vakıf, Danıştay’a yaptığı başvuruda BTK’nın aldığı yeni kararın yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle tanınan temel hak ve özgürlükleri ölçüsüz şekilde kısıtladığını belirtti. Vakıf adına başvuruda bulunan avukat Ayşe Altıparmak, BTK’nın keyfi bir şekilde yasaklı siteler listesi hazırlayabileceğini, çocukları zararlı içerikten korumak için ebeveynlerin yerine devlet eliyle karar verilmesinin doğru bir uygulama olmadığını belirt

erek, “Gerek Avrupa Birliği gerekse Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Komisyonu çocuklar gibi zarar görmesi mümkün grupları korumak için yasal önlemler almaktansa özdenetim yollarına gidilmesini teşvik etmektedir. Bu nedenle, üye ülkeler ev ve okul bilgisayarları ile internetkafelerde filtre programlarının kullanılmasını teşvik etmeli ama devlet düzeyinde filtreleme girişimlerinden her ihtimalde kaçınmalıdır” açıklamasında bulunmuştu.

BTK’dan ses yok

Twitter‘da ve internette kıyametler koparken filtrelerin mucidi BTK’dan herhangi bir açıklama gelmedi.

22 Ağustos Twitter‘da dünya trendi oldu

Haberin CNNTurk.com’da yayımlanmasının ardından Twitter‘da büyük bir hareketlilik başladı. 22agustos Türkiye’de trend olarak listeye girerken konuyla ilgili tweet yağdı. Hızla artan tweetlerle birlikte 22agustos dünyada da 1 numaralı trend oldu.

Kaynak :CNNTURK.COM