Ankara Patlaması ve Facebook Güvenlik Durumu Kontrolü

Ankara Patlaması ve Facebook Güvenlik Durumu Kontrolü

17 şubatgüvenlik 2016 tarihinde Ankara’da meydana gelen hain terör saldırısında hayatını kaybedenlere Allah rahmet eylesin diyorum yararlılara da acil şifalar diliyorum. Terörü ve teröre destek olan herkesi lanetliyorum kınıyorum. Umarım tekrarı yaşanmaz.

Maalesef hayat devam ediyor…

Dün akşam meydana gelen elim patlamadan sonra facebook güvenlik durumu kontrolü uygulamasını devreye soktu.  İlk olarak Kasım 2015 de meydana gelen Paris saldırısının ardından uygulamaya giren Facebook Güvenlik Durumu Kontrolü 4.1 milyon kişi tarafından kullanıldı. Bu uygulama ile yaşadığı şehir bilgisinde Ankara olan tüm kullanıcılarına uygulama kullanıma sunuldu.

güvenlik2

Dün akşam yaşanan patlama ile ilgili facebook “Medya kaynakları Türkiye’nin başkenti Ankara’da bomba yüklü araçla askeri birliklere bir saldırı düzenlendiğini bildiriyor. Patama yerel saatle Çarşamba akşamı gerçekleşti”

Acil Durum Servisleri 112

şeklinde duyurmuştur.

Yaşadığı şehri Ankara olarak belirten kullanıcılara yönelik açılan “Güvendeyim” butonu ile Facebook’ta hesabı olan ve Ankara’da yaşayan arkadaşlarınızın son durumlarını paylaşmak  mümkün olabiliyor.

Facebook’un Ankara’daki bombalı saldırı sonrası sunduğu bu özellik ile arkadaş listenizdekilere “Bölgedekilerin Tümü”, “Güvende Olduğunu Bildirenler” ve “Bildirmeyenler” alt başlıklarından bakılabiliyor.

73ags_1455742723_229

Ancak Paris saldırısından bir gün önce Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta bir terör saldırısı gerçekleştirildi ve Facebook Güvenlik Kontrolü uygulamasını devreye sokmadı. Ayrıca, Kenya’da da bir terör saldırısı yaşandı ve yüzlerce insan hayatını kaybetti ve Facebook burada ’da güvenlik kontrolünü devreye sokmadı.

Bu duruma tepki gösteren kullanıcılar, Facebook’un bu tavrını eleştirdi. Gelen tepkiler üzerine Facebook’un kurucularından Mark Zuckerberg bir açıklama yaptı.

Zuckerberg Facebook üzerinden yaptığım açıklamasında, “Geçtiğimiz Cumartesi gününe kadar, Safety Check sadece doğal afetler için devreye sokuluyordu. Yeni bir güncelleme ile bunu değiştirdik ve bundan sonra Beyrut’ta bir terör saldırısı yaşandığı takdirde Güvenlik Kontrolü uygulaması devreye sokulacaktır. ”dedi.

Terörün son bulacağı günler dileklerimle…

Reklamlar

Bilişimcilerden 2020 sonrası yaşam için 8 şok tahmin

Google’ın dahi çocuğu ve gelecek bilimcisi Ray Kurzweil, 2020’de nasıl bir teknoloji olacak sorusuna yanıt verdi. İcatlar okurken bile ürkütüyor…

Ray Kurzweil, en önde gelecekbilimcilerin başında geliyor. Bu alanda, “Spiritüel Makineler Çağı” ve “Zihninizi nasıl oluşturursunuz” adlı iki “en çok satan kitaplar listesinde” kitabı mevcut. Yaptığı tahminlerde “insansız araba” örneğinde olduğu gibi %86 haklı çıkan Kurzweil’in diğer bir ün kaynağı ise yapay zeka çalışmaları nedeniyle Google tarafından işe alınması.

İşte 2020′lerde ve ötesinde kimine göre korkunç, kimine göre ise umut verici 8 tahmin:

1. 2030′a kadar nanorobotlar beynimize takılabilecek!

Kurzweil, bu yılın başlarında verdiği seminerlerden birinde sinir sistemi içine yerleşecek nanobotlar sayesinde tam bir sanal gerçeklik yaşayacağımızı belirtiyor. Başka bir deyişle beynimiz bir “bulut” a bağlı olacak. Kurzweil nasıl kablosuz ağ ile internete bağlanıyorsak , bulut vasıtasıyla neokorteksimizi genişletmenin mümkün olacağını ve bu sayede temelde bir Matrix’te yaşayacağımızı belirtiyor.

2. Bu nanorobotlar sayesinde radikal yöntemlerle yaşam uzatmak mümkün olacak!

Kurzweil, nanotobotların insanın doğal bağışıklık sisteminde, hastalıklara karşı bağışıklık sistemine yardımcı olacağı, kanser gibi herhangi bir hastalığını yenmenin mümkün olacağını söylüyor ve bununla da kalmıyor, diğer gelecekbilimciler gibi ölümün de yenilmesi gereken bir hastalık olduğunu belirtiyor. Ona göre nanorobotların ölümü yenmenin yollarından biri olacak

3. Nanobotlar bizi daha eğlenceli yapacak

Kurzweil’e göre cyborglaşmamız bizleri daha az insan yapacağı görüşünün aksine daha çok insan yapacağı görüşünde. Kurzweil, insanların mantık limitlerinin artmasının duygusal edinimlerimizi de artttıracağını düşünüyor.

4. Her şeyi ama her şeyi 3 boyutlu yazıcılarla yapabileceksiniz

Biyoteknolojide, şehir planmada, uzaydaki ve dünyadaki araçların tamirinde sıklıkla kullanılmaya başlayan 3 boyutlu yazıcıların büyüsü Kurzweil’in de ilgisi dahilinde ve 2020′e kadar daha iyi yaşamak ve ihtiyacınız olan her şeyi 3 boyutlu yazıcılardan elde edebileceğinizi düşünüyor.

5. Ölen insanların reerkarnesi yapay zeka ile mümkün olacak

Kurzweil, bir çok kez yapay zeka sayesinde babasını geri getireceğine inandığını ve 2030′a kadar sevdiklerinizin anıları insanların beyinlerine nanorobotlar ile göndermenin mümkün olacağını belirtiyor. Ölen yakınınızın bir DNA örneklemesi ile arttırılmış gerçeklik teknolojileri ve beyninizdeki varlığı ile sanal versiyonu oluşacak.

6. Tekilliğe kavuşacağız

Kurzweil için en önemli tarihlerden biri de 2045. Bu yıl gelecek bilimcilerin “tekillik” olarak adlandırdığı ve biyolojik büyüme evriminin yerine yapay zekanın ikame ettiği zaman olacak…

Kurzweil bu konuda şöyle söylüyor: ” Teknolojik değişim hızının çok hızlanacağı gelecek dönemde, etkileri de çok derin olacak. İnsan yaşamı geri dönülemez şekilde dönüşüm geçirecek. Hem ütopyacı hem de distopyacı düşünenlere rağmen, bu çağ, ölümü de içine alan insan yaşam döngüsünden iş modellerimize kadar her türlü temayı dönüştürecek.”

Kurzweil, 2045′te yapay zekaların işlemci gücünün insan zekasının 1 milyar katı olacağını ve insan türünün asla eskisi gibi olmayacağını söylüyor.

7. Tekillik sonrası bilgisayara aklımızı yüklemek mümkün olacak

Kurzweil ve diğer gelecekbilimciler tekilliğin en önemli sonucu olarak bilgisayarla akıl yüklemenin mümkün olacağını düşünüyorlar. Bu transfer sayesinde beyin tabanlı bilişten bilgisayar tabanlı bilişe geçiş mümkün olacak.

Bu görüşe Stephen Hawking’in de katıldığını ama 2045′in bunun için erken bir tarih olacağını belirtmemizde fayda var.

8. Fiziksel bedenimizin yetkinliklerini arttırmak için sanal bedenler satın alacağız

Eğer bilgisayarla aklımızı yüklemek mümkünse, ona fiziksel bedenimizde zayıf gözüken organlarımızı daha iyi bir sanal bedenle ikame etmek de mümkün olacak. Kurzweil, sanal bedenlerin de gerçek bedenler gibi detaylı ve inandırıcı olacağı görüşünde. ” Zihnimizi yerleştireceğimiz bir bedene ihtiyacımız var ve bu türün zayıflığında çelimsiz bir biyolojik bedende yaşamak zorunda olmadığımız anlamına geliyor.”

Bu sayede tıpkı bir bilgisayar oyununda gelişkin yetkinlikleri olan bir karakter seçer gibi sanal bedenlerimiz olacak.

9. “Hızlandırılmış Kazanımlar Yasası” geleceği yönetecek

Moore yasası, transistörlerin değerinin düşmesiyle sayılarının her 18 ayda bir ikiye katlanacağını ve bu oluşum en az 10 yıl devam edeceğine dayanmaktadır. Moore daha sonra bu süreyi 24 ay olarak düzelmiştir.

Üstel büyüme üzerine tanımlanan bu kavram günümüze kadar halihazırda kabul edilmektedir. Kurzweil ise tıpkı Moore’un şimdiye kadar literatürde baz alınması gibi, “Hızlandırılmış Kazanımlar Yasası” teorisinin geleceği yöneteceği görüşte. Her yeni teknoloji, artan işlemci kapasitesi üstel bir kazanım yaratacaktır.

Bu ayrıca insanın evriminden, bakteriyel yaşama kadar bir çok süreci kapsayan yepyeni bir dönemin karşılığı olacaktır.

Singularity(Tekillik) ile bir üst safhada insan ve makinelerin bir olacağı bambaşka bir evrim anlamını taşıyan bu teorinin gerçekleşmesi, bilgi işleme hız ve kapasitesinin teknolojinin üstel olarak hızlanmasıyla mümkün.

Eğer teknoloji endüstrisi ısınma ve enerji problemlerini çözemezse Kurzweil için bu şimdiye kadar bildiği %86 lık öngörülerinin dışında kalan bir gelecek tahmini olacak.

kaynak:http://www.sozcu.com.tr/

Teknolojinin Ortadan Kaldırdığı Meslekler

Teknoloji baş döndürücü bir hızda ilerliyor ve bu doğrudan insan hayatını etkiliyor. En güzel örneği de değişen veya tamamen ortadan kalkan meslekler aslında… İşte teknolojinin yok ettiği; ancak bir zamanlar insanların ekmek parasını kazandığı o meslekler… (boredpanda.com)Resim

 Bowling labutu diziciliği

Bowling labutu diziciliği

Bir zamanlar özellikle çocukların rağbet gösterdiği ve cep harçlığını çıkarabildiği bir iş koluydu. Ancak bugün bu işi artık makineler yapıyor.

Uyandırma Servisi

Çalar saatler yerine o yıllar bu işi meslek edinen insanlar para karşılığında insanları uyandırırdı.

Uçak Dinleyiciliği

Elbette radar sistemlerinin hayatımıza girmesinden yıllar önce bu ihtiyacı karşılamak üzere uçak dinleyiciliği olarak da bilinen bir iş kolu vardı. Bu mesleği icra edenler gökyüzünü dinler ve uçakların çıkardıkları motor sesini duymaya çalışırdı. Düşman uçaklarının yaklaşmakta olup olmadığını da yine bu mesleği icra edenler bilirdi.

Fare Avcılığı

Labla Yakıcılığı

Elektriğin henüz olmadığı dönemlerde sokak lambaları, diğer bir deyişle gaz lambalarını düzenli olarak kontrol eden ve bu lambaları yakan iş koluydu.

 

Okuyuculuk

Özellikle fabrika işçilerinin çalışırken sıkılmaması ve gündelik hayattan haberdar olması bakımından bizzat işçilerce kiralanan ve okuma yazması olan bu kişiler gazete ve dergi gibi yayınları fabrika işçilerinin mesai saatleri içinde okurdu.

 

4G hizmeti veren operatör sayısı 24’e yükseldi. Türkiyede ses yok ..!!!!

4G için tarih veren ya da onay bekleyen 166 şirket arasında Türkiye’den operatör yok

AA muhabirinin GSA’nın (Küresel Mobil Tedarikçiler Birliği) raporundan derlediği bilgilere göre, 81 ülkeden 218 operatör şirket, 4G yatırımı yapıyor.GSA, 4G ile ilgilenen şirket sayısının Haziran 2010’a göre yüzde 98’e yükseldiğini açıkladı. Rapora göre 2012 sonu itibarıyla 91 operatör 4G hizmeti verecek.

Şu ana kadar 4G hizmeti veren 24 operatörün bulunduğu 16 ülke şöyle:

Avusturya, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Almanya, Hong Kong, Japonya, Litvanya, Norveç, Filipinler, Polonya, Singapur, Güney Kore, İsveç, ABD ve Özbekistan.

Rapora göre ticari 4G ile ilgilenen ve hizmet başlangıcı için tarih veren ya da onay bekleyen 166 şirket arasında Türkiye’den operatör yok. Ancak aynı raporda Türkiye’den Turkcell’in 4G hizmetine yönelik çalıştığı da belirtildi.

Raporda hız karşılaştırması olarak WCDMA, HSPA ve LTE ele alındı. Teknik olarak WCDMA saniyede 384 kb, HSPA 14 MB ve LTE 100 MB hıza ulaşabiliyor.Buna göre 5 dakikalık bir şarkıyı WCDMA 100 saniye, HSPA 10 saniyede ve LTE 0.38 saniyede sunuyor. 74 dakikalık bir albümü ise WCDMA 4 saat, HSPA 25 dakika ve LTE 54 saniyede indirebiliyor.160 dakikalık bir DVD filmi WCDMA 21 saat, HSPA 2 saat ve LTE 4,8 dakikada getirebiliyor.

HD kalitesindeki 1 saatlik film ise WCDMA ile 3 gün, HSPA ile 8 saat ve LTE ile 17 dakikada bilgisayara yüklenebiliyor.