İnternet kullanıcı sayısı artmaya devam ediyor

Türkiye’de her 3 kişiden biri düzenli olarak internet kullanıyor ve hanelerde bilgisayar bulunma oranı %44.2 olarak belirlendi.

Kalkınma Bakanlığı Bilgi Toplumu Dairesi tarafından bu yıl üçüncüsü hazırlanan ”Bilgi Toplumu İstatistikleri 2011” verileri yayımlandı.

İstatistikte yer alan verilere göre, 16-74 yaş grubunda, 2004 yılında yüzde 13,3 olan internet kullanım oranı 2010 yılında yüzde 37,6’ya ulaştı. Son bir yıl içinde herhangi bir dönemdeki internet kullanım oranı ise yüzde 41,6 olarak gerçekleşti.

Her gün veya haftada en az bir defa internet kullandığını beyan edenlerin oranı anlamına gelen düzenli internet kullanım oranı 2010 yılında yüzde 33,3 oldu. Ancak, düzenli internet kullanımı için AB ortalamasının yüzde 70’ler olduğu düşünüldüğünde, Türkiye’nin AB’den oldukça geride olduğu göze çarpıyor.

3G YAYGINLAŞIYOR, FİBER BAŞLANGIÇ AŞAMASINDA

İstatistiğe göre, hanelerde genişbant internet sahipliği Türkiye’de yüzde 33,8 iken, AB-15 ve AB-25 için bu oranlar sırasıyla yüzde 64 ve yüzde 63 seviyesinde bulunuyor.

2010 yılında masaüstü bilgisayar, dizüstü bilgisayar veya el bilgisayarı bulunan hanelerin oranı yüzde 44,2 olarak gerçekleşirken, internet bağlantısı olan hane oranı yüzde 34 oldu. İnternet bağlantısına sahip hanelerin yüzde 73,3’ü ADSL, yüzde 5,6’sı cep telefonu, yüzde 2,3’ü ise 3G modem üstünden internete erişiyor. Fiber erişim ise 2010 yılında ticari olarak başlamış durumda ve yaklaşık 150 bin aboneye hizmet veriyor.

FACEBOOK’U SEVDİK

Verilere göre, 2010 yılında internet kullanıcıları en çok e-posta göndermek ve sohbet odaları, haber grupları veya çevrimiçi tartışma forumlarına mesaj iletmek amacıyla interneti kullandı. Buna karşılık, internetin eğitim, alışveriş, bankacılık gibi amaçlarla kullanımı ise düşük düzeydi kaldı.

Sosyal medyanın Türkiye’de de kısa zamanda toplumun büyük kesimi tarafından kullanılmaya başladığı da dikkatlerden kaçmadı. Türkiye, kullanıcı sayısı bakımından dünya üzerinde 500 milyondan fazla kullanıcısı olan sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta tahmini 28 milyon kullanıcı hesabıyla ABD, Endonezya ve Birleşik Krallık’tan sonra 4. ülke konumunda bulunuyor.

2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye’deki ortalama bir kullanıcının Facebook üzerinde harcadığı süre, yaklaşık olarak haftada 29,7 saat. Mayıs 2011 itibariyle, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ve tamamına yakını ”gelişmekte” olan 14 ülkede en çok ziyaret edilen internet sitesi Facebook.

GİRİŞİMLERDE İNTERNET ERİŞİMİ AB ORTALAMALARININ ÜZERİNDE

2010 yılında seçilmiş sektörlerde 10 ve daha fazla çalışanı olan girişimlerin yüzde 92,3’ü bilgisayar kullanıyor ve bu girişimlerin yüzde 90,9’unun internet erişimi bulunuyor.

Girişimlerin genişbant internet erişimi sahipliği açısından Türkiye 2010 yılında AB-15 (yüzde 88) ve AB-25 (yüzde 86) ortalamalarının da üstüne ulaştı. İnternet erişimi olan girişimlerin yüzde 57,8’inin ise internet sitesi bulunuyor. İnternet sitesi sahipliği 10-49 çalışanı olan işletmelerde yüzde 53,5, 250 ve üzeri çalışanı olan işletmeler için yüzde 88,8 olarak gerçekleşti.

İnternet erişimi olan girişimlerde en çok tercih edilen sabit internet bağlantısı tipi yüzde 87,3, oranı ise DSL (ADSL…vs) oldu. Diğer taraftan, girişimlerde mobil hızlı internet bağlantısı sağlayan 3G teknolojisine de rağbet olduğu ve internet erişimine sahip girişimlerin yüzde 12,9’unun 3G modem, yüzde 11’inin ise 3G telefon üstünden genişbanta eriştiği görüldü.

e-TİCARET İŞLEM HACMİ 15 MİLYAR LİRAYI AŞTI

Bankalararası Kart Merkezi’nin verilerine göre, internet üzerinden yapılan e-ticaret işlemleri toplam tutarı son bir yıl içinde yüzde 48,2’lik artışla 2010 yılında 15 milyar 225 milyon liraya ulaştı. 2005 yılında bu rakam 1,38 milyar lira seviyesinde bulunuyordu.

İŞ DÜNYASI E-DEVLETİ DAHA ÇOK KULLANIYOR

Verilere göre, girişimlerin bireylere nazaran kamu kurumlarıyla elektronik ortamda daha yoğun iletişim içerisinde oldukları görülüyor.

2010 yılında bireylerin kamu kurumlarıyla iletişimde interneti kullanım oranı yüzde 27,2 iken 2009 yılında girişimlerin aynı amaçla interneti kullanım oranı yüzde 72,8 olarak gerçekleşti.

Hem bireyler hem de girişimler için kamu kurumlarıyla iletişimde interneti kullanım amaçları arasında ilk sırada bilgi edinme konusu yer alıyor. Yine hem bireyler hem de girişimler için e-devlet hizmetlerini kullanmama nedenleri arasında en çok belirtilen neden yüz yüze görüşmenin tercih edilmesi oldu.

Bununla birlikte, güvenlik kaygısı bireylerin e-devlet hizmetlerini kullanmaması yönünde önemli bir engel olarak görülmezken, girişimlerde bilgi güvenliği ve korunmasına ilişkin kaygıların önemli bir sorun olarak öne çıktığı görüldü. Engellilere erişim imkanı sağlayan kamu internet siteleri oranı 2009’da yüzde 2,6 iken, 2010 yılında bu oran yüzde 17,9’a ulaştı.

e-DEVLET KAPISI KULLANICI SAYISI 7 MİLYONU GEÇTİ, MİLYARLARCA LİRA TASARRUF SAĞLANDI

AB 20 temel kamu hizmeti dikkate alındığında, kamu hizmetlerinde elektronik kanallardan gerçekleşen işlemlerin oranı 2010 yılında yüzde 81,4 olarak gerçekleşti. AB tarafından yapılan ve 27 AB üyesi ülke ile Türkiye, Hırvatistan, İzlanda, Norveç ve İsviçre’nin yer aldığı e-Devlet Ölçümleme ve Kıyaslama Çalışması’nda Türkiye, 20 temel kamu hizmetinin tamamen elektronik ortama taşınmasında yüzde 89 ile AB27 ortalamasının (yüzde 82) üzerinde bir değer elde ettiği görülüyor.

2008 yılında 10 bin civarında olan e-Devlet Kapısı kullanıcı sayısı 2010 yılı sonunda 1,95 milyon, 2011 yılı Mayıs ayı başında ise 7,14 milyona ulaştı.

Devlet uygulamaları, kamu harcamalarında sağladığı tasarrufla da dikkat çekiyor. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nin (UYAP) 23 ayrı uygulamasıyla projenin başlangıcından Nisan 2011’e kadar yaklaşık 1,6 milyar lira tasarruf edildi.

Sosyal Yardım Bilgi Sistemi (SOYBİS) sayesinde sadece 3 belgenin elektronik ortamda takibiyle kırtasiye ve ulaşım giderlerinden 2010 yılında 11,8 milyon lira tasarruf sağlandı. Araç Tescil ve Sürücü Belgesi İşlemleri (ASBİS) Projesi ile ikinci el araçların alım satımının noterlerde elektronik ortamda gerçekleştirilmesiyle sadece bazı formların işlemden kaldırılması sayesinde bir yılda vatandaşların ödemesi gereken 21,9 milyon lira tasarruf elde edildi.

2008-2010 döneminde uygulanan Elektronik Fatura Kayıt sistemi ve 2010 yılı Kasım ayında uygulamaya konan e-fatura uygulamasıyla 2008 yılından 2011 yılı Mayıs ayına kadar 218,5 milyon lira tasarruf sağlandı.

Öte yandan, Türkiye’de merkezi kamu kurumlarının bilişim yatırımları için 2002-2011 döneminde toplam 9,6 milyar lira ödenek ayrılırken, 2011 yılında kamu bilişim yatırımları için ayrılan ödenek tutarının 2 milyar lirayı aştığı görüldü.

BİLİŞİM SEKTÖRÜ 25 MİLYAR DOLAR BÜYÜKLÜĞE ULAŞTI

Verilere göre, 2008 yılı sonu itibarıyla 24,88 milyar dolar büyüklüğe sahip olan Türkiye bilişim sektörü, küresel kriz döneminde daralmakla birlikte, 2010 yılında yüzde 4,5’lik artışla 25,05 milyar dolar seviyesine ulaştı.

Kullanımda mobil yüzde 84, genişbant yüzde 12 seviyelerinde cep telefonlarının yaygınlığı sebebiyle 2002 yılında yüzde 27 olan sabit telefon abone yoğunluğunun 2010 yılı sonunda yüzde 22 seviyesine düştüğü görüldü.

Cep telefonu abone yoğunluğu ise 2008 yılı sonunda yüzde 92,1’e ulaşmış olsa da, numara taşınabilirliği uygulamasının devreye alınması ve her yöne tarifeler dolayısıyla 2010 yılı sonunda yüzde 83,9’a geriledi.

Diğer taraftan, mobil hizmetlere ilişkin sepetin fiyatında ise 2010 yılında bir önceki yıla göre yüzde 21 oranında düşüş gerçekleşti. Bu durum, mobil işletmeciler arasındaki yoğun rekabetin hizmet fiyatlarına da yansıdığına işaret ediyor.

Kaynak:AA

Reklamlar

CERN’e üyelik Türkiye’ye ne getirecek?

Türk Fizik Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Baki Akkuş, “Türkiye’nin hem CERN‘e üye olması, hem de ülkemizde Türk Hızlandırıcı Merkezi’nin kurulması, ileri teknolojinin ülkemizde üretilmesi açısından çok büyük önem taşıyor” dedi.

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Türk Fizik Derneği, İstanbul Üniversitesi, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi ve Muğla Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenlediği “Türk Fizik Derneği 6. Uluslararası Katılımlı Parçacık Hızlandırıcıları ve Dedektörleri Yazokulu”, Bodrum Belediyesi Nurol Kültür Merkezi’nde başladı.

Bilim Kurulu Başkanlığını Prof. Dr. Suat Özkorucuklu, Danışma Kurulu Başkanlığını Prof. Dr. Gülsen Önengüt ve Organizasyon Komitesi Başkanlığını Doç
Dr. Haluk Denizli’nin yaptığı yaz okuluna, Türk ve yabancı bilim insanları ile yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşan yaklaşık 100 fizikçi katılıyor.

CERN‘e adaylık süreci

Prof. Dr. Baki Akkuş, yaz okulunun açılışında gazetecilere yaptığı açıklamada, Türk Fizik Derneği’nin düzenlediği fizik kongreleri ile yaz okullarının yurt içindeki ve yurt dışındaki bilim insanlarını ve fizik öğrencilerini bir araya getirerek, son bilimsel gelişmeler hakkındaki bilgi alış verişinin gerçekleştirilmesi, genç bilim insanlarının yetişmesinin sağlanması açısında oldukça önemli bir platform oluşturduğunu söyledi.

Avrupa Nükleer Araştırmalar Örgütü’ne (CERN) üye olabilmek için adaylık çalışmalarının devam ettiğini belirten Akkuş, şöyle konuştu:

“Mevcut hükümet tarafından başvurumuz yapılmıştı. Şu an itibarıyla görüşmeler sürmekte. En son Temmuz ayı içinde CERN‘in görevlendirdiği bir komite
vardı. Bu komite Türkiye’ye geldi. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda gerçekten çok akıllıca bir politika izledi. Ve bu komiteyi Çankaya Köşkü’nde ağırladı. Devletin desteği olduğunu belirtti. Bu çok önemliydi. Daha sonra diğer kurumlarımızla birlikte bu komite görüşme yaptı ve döndüler. Şimdi Türkiye’nin adaylık süreci başlayacak mı başlamayacak mı kararı Aralık ayında verilecek.”

Türk hızlandırıcı merkezi

Ankara’da kurulması için çalışma başlatılan Türk Hızlandırıcı Merkezi hakkında da bilgi veren Akkuş, “Bu proje iki ayaklı bir projeydi. Birincisi, Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) desteği ile yapılıyor. Bunun içinde binalar, laboratuvarlar bulunuyor. İnşaatı Gölbaşı’nda başladı. 2 yıl içerisinde bitecek. Ondan sonra ilk aşamayla ilgili çalışmalar tamamlanmış olacak ve deneylere başlanacak” diye konuştu.

Projenin ikinci aşamasının ise proton hızlandırıcısı ile ilgili kısmı olduğunu anlatan Prof. Dr. Akkuş, şunları söyledi:

“Önemli kısma da bu zaten. Proton hızlandırıcısının enerjisi, şekli ve yapısı konusunda tartışmalar var. Yabancılarla da bu konuyu konuşup tartışıyoruz. Bunu da Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 tarihinde bitirmeyi hedefliyoruz. Bu da umarım yine DPT tarafından desteklenir. Zaten Cumhurbaşkanımızda bu işin arkasında. Türkiye’nin hem CERN‘e üye olması, hem de ülkemizde Türk Hızlandırıcı Merkezi’nin kurulması, ileri teknolojinin ülkemizde üretilmesi açısından çok
büyük önem taşıyor.”

Hızlandırıcı teknolojisinin lokomotif bir teknoloji olduğunu anlatan Akkuş, “Arkasındaki yaklaşık 400 kalem malın teknolojisini geliştirir. Bilişimde, iletişimde, endüstride, sağlıkta çok büyük gelişmeler olacak. Biz bugüne kadar teknolojik gelişmeleri yurt dışından alıyorduk. Şimdi tüketen değil üreten bir ülke durumuna geçeceğiz. Savunma sanayinde de bu konuda ciddi gelişmeler olacak” dedi.

Türkiye’nin bilime ve teknolojiye önem vermesi gerektiğine işaret eden Akkuş, bilime, bilimsel araştırmaya önem vermeyen, dolayısıyla ileri teknoloji üretemeyen ülkelerin varlıklarını sürdürebilmelerinin mümkün olmadığını dile getirdi.

Cnnturk